Akşam yemeğine yarım saat kalmışken ekmek olmadığını fark ettiğim geceleri sayamam. İlk zamanlar market kapanmışsa akşamı ekmeksiz geçiriyordum; sonra mayasız ekmek tarifi denemeye başladım ve mutfaktaki en sık kullandığım kurtarıcı bu oldu. Maya beklemek, hamuru ısıtmak, iki kez mayalandırmak yok. Kabartma tozu ya da karbonat, bir de asitli bir sıvı — işin sırrı bu ikilinin buluşmasında.
Mayalı ekmekte gaz, maya hücrelerinin şekeri yemesiyle saatler içinde oluşur. Mayasız versiyonda ise kabartma tozu ya da karbonat, sıvı ve asitle temas ettiği anda karbondioksit salıyor. Yani hamurun kabarması fırında, ilk on beş dakikada tamamlanıyor. Bu yüzden hamuru yoğurup beklemek işe yaramaz; tam tersine zarar verir. Ben ilk denemelerimde "biraz dinlensin" diye yarım saat bıraktığım için yassı, taş gibi somunlar çıkarmıştım.
Asit kaynağı olarak en çok kesilmiş süt yani ayranımsı bulaş suyunu kullanıyorum. Elimde yoksa yoğurdu suyla incelterek ya da bir bardak süte bir tatlı kaşığı limon suyu ekleyip 5 dakika bekleterek aynı etkiyi alıyorum.
| Un | Kabartıcı | Asitli sıvı | Süre |
|---|---|---|---|
| 250 g | ½ çay k. karbonat + ½ tatlı k. kabartma tozu | 175–190 ml | 30–35 dk |
| 500 g | 1 çay k. karbonat + 1 tatlı k. kabartma tozu | 350–380 ml | 40–45 dk |
| 750 g | 1,5 çay k. karbonat + 1,5 tatlı k. kabartma tozu | 520–570 ml | 50–55 dk |
Bu ekmeği en